Anti-aging için belli bir yaştan bahsetmek çok da mümkün değildir. Zira her yaş grubundaki kişiler aynı oranda deforme olmaz, her yaşın, her yaşamın kişilere getirdiği ve kişilerden götürdüğü şeyler değişiklik gösterir. Örneğin 20-30 yaş arasındaki kişilerde genellikle anti-aging uygulamaları topikal uygulanan kremler şeklindedir. Ancak bazen 20-30 yaş arasında olduğu halde göz çevresinde, alnında, göz kapaklarında kırışıklıklar, deformasyonlar olan kişiler anti-aging isteğiyle kliniklere başvurmaktadır. Öncelikle kişinin mimiklerine göre oluşan kırışıklıklar 20’li yaşlarda bile başlayabilmektedir. Bu kişilerin genetik olarak kolajen yapısı zayıftır ya da çok sert mimikler kullanıyordur.
Tıpta da kozmetik alanında da önemli olan husus kişinin ihtiyacıdır. Bu bakımdan yaşlanma karşıtı bir uygulama isteyen kişi kliniğe veya güzellik merkezine gittiğinde öncelikle kişinin şikayetleri dinlenir, cilt analizleri yapılır ve tam olarak ihtiyaç ne ise, sorun nerede ise o alan yönelik uygulama yapılır. Burada kişinin yaşı ve ihtiyaç durumu önemlidir. Zira yaşı fazla ilerlememiş kişilerde basit işlemler yeterli olurken ilerleyen yaş grubunda çok daha kompleks, karmaşık uygulamalar, hatta cerrahi operasyonlar uygun bulunur. Anti-aging uygulamaları bir kremden, bir cerrahi operasyona kadar uzanabilen geniş bir yelpazedir.
Hayır, kesinlikle akneyi sıkmak, oynamak önerilmez. Bazı akne tiplerinde ancak doktor gözetiminde akne lezyonları boşaltılabilir. Kurcalanan aknede iltihap yayılabilir, kızarıklık artabileceği gibi, iz kalma riski de artar.
* Elastikiyetini kaybetmiş olan cilt yapısı ve cilt sıkılaştırılır.
* Kırışıklık oluşan bölgeler değişik yöntemler kullanılarak doldurulur.
* Düşen kaşlar ameliyatsız yüz germe yöntemi uygulanarak kaldırılır.
* Çene bölgesi, dudak burun kontürleri gözle görülür şekilde belirginleştirilir.
* Hacim kaybetmiş olan bölgelere hacim kazandırılır.
* Renk yapıları ve oluşan lekeler dengelenir, gerekirse yok edilir.
* Fazla deri görünümü ortadan kaldırılarak yok edilerek, sarkmalar uygun yöntemler kullanılarak giderilir.
* Fazla oluşmuş yağlar yakılarak, selülitli olarak tespit edilen görünüm yok edilir.
Dermatoloji bölümü, deri ve zührevi hastalıklar bölümü adıyla da bilinir. Aynı zamanda halk arasında yaygın bilinen adıyla cildiye bölümü de denir. Deri, tırnak, saç hastalıkları, kozmetik problemler ya da cinsel hastalıkların teşhis ve tedavileri dermatoloji/ cildiye bölümünün sorumluluğundadır.
Gebe ve emzirme dönemindeki kişiler,
Pıhtılaşma sorunu olanlarda,
İnsüline bağımlı şeker hastalarına (Not: Doktoru uygun görürse, doktor gözetiminde uygulanabilir.)
Kas hastalıkları olanlar.
Lazer epilasyon uygulaması sonucu ciltte kızarıklık görülmesi beklenen bir durumdur. Normalde uygulamayı takip eden birkaç saat ile birkaç gün içerisinde tamamen kaybolur. Epilasyonun ardından veya öncesinde kişinin güneşlenmesi veya solaryuma girmesi, kalıtımsal pigmentasyon problemi bulunması gibi özel durumlarda ciltte açık veya koyu renklenmeler görülebilir. Genel olarak bu durumlar geçicidir ve zaman içerisinde geride hiçbir iz bırakmadan kaybolur.
Saç dökülmelerinde, saç kökü canlandırılmasında, erkek tipi kelliklerde, ileri yaş ile oluşan kırışıklık, leke, sivilce izleri gibi çeşitli tedavilerde ayrıca Anti-Aging amaçlı kullanılmaktadır.
En erken 2. haftadan itibaren görülmeye başlanmaktadır. Ortalama 3. 4. ayda daha iyi görülmektedir. Saç dökülmelerinde 1.2. seanstan sonra dökülmeler durur, yeni saçlar ortaya çıkmaya başlar ve var olan saçlar daha güçlenir ve canlanır.